yolu hayatımdan geçen kadınlar... kolay bulunmaz benim yollarım ve aslında öyle çok fazla yol geçmez benim hayatımdan. belki de bu yüzden hep yolunu kaybetmiş kadınlar sığınırlar bana.
 
 

Ömer HAYYAM'dan inciler
Cuma, 14 Temmuz 2006

Bir somun ekmek ile bir koyunun budu
Yanında iki batman da şarabın oldu mu
Ay yüzlü bir güzelle gölgelik altında
Keyfe bak! Padişah bile zor bulur bunu

Menekşenin giysisine renkler sürdüğü ve gülün eteğine tan yelinin el attığı ortamda gümüş gibi beyaz ve ışıltılı bir güzelle birlikte şarap içen ve içtikten sonra da kadehi taşa çalan adam, akıllıdır.

Devamını oku...
 
Pi filminden alıntı
Pazartesi, 03 Temmuz 2006
  1. Mathematics is the language of nature. (Matematik doğanın dilidir)
  2. Everything around us can be represented and understood through numbers. (Doğadaki herşey sayılarla temsil edilebilir ve anlaşılabilir)
  3. If we graph the numbers of any system, patterns emerge. (Eğer bir sisteme ait sayıların grafiğini çizersek örüntüler oluşur)
  4. There are patterns everywhere in nature. (Doğada heryerde örüntüler vardır)

Örüntü kelimesi ne kadar Türkçe sayılır bilmiyorum ama pattern kelimesini örüntü olarak çevirdim. Sözlükteki diğer karşılıklar şöyle: numune, örnek, desen, resim, kalıp, patron, model, gidiş, gidişat, seyir, şablon.

 
Bu karşımda duran ben miyim?
Perşembe, 15 Haziran 2006

bu karşımda duran ben miyim? seninle yüzleşme vakti geldi artık demek ki. neyin var? bir elinde şarap kadehi, bir elinde kalem. gözyaşların önündeki kâğıda damlıyor usul usul... canın yanıyor, hem de çok yanıyor, görüyorum. sorsam anlatmazsın iyi bilirim. çünkü sen bana çok benzersin, sen olamayacak kadar çok ama ben olamayacak kadar da az... şimdi bırak o kadehi masana ve karşında oturup mum ışığında beyaz bir kâğıda bir şeyler karalayan şu yalnız ama bir o kadar da güçlü adamın sözlerine kulak ver. o kadar güçsüz ve yenik görünüyorsun ki... yağmurda ıslanmış yavru bir kedi gibisin. sen, o koca adam. bir yumrukla yıkılıvermişsin. eminim o kâğıda dünyanın en acıklı şiirini yazmakla meşgulsün. her satırdan sonra bir yudum daha alıyorsun kadehinden. içtikçe acıların azalacağına daha da büyüyor. hayali dolaşıyor artık her yerde. arada bir gözlerine bakıp kocaman bir gülücük bahşediyor sana, tapılası bir tanrıça gibi... bu gece söküp alıyorsun kalbinden şiirlerini. sen de benim kadar iyi biliyorsun onun o şiirleri çoktan yaktığını. yırtıp atarım, okumadan silerim dediği o son şiirini yazıyorsun büyülü parmaklarınla. ayrılık hediyesi olacaktı biliyorum. ama okumadı ve bir kaldırım taşına terk etti seni. ağlama artık, beni de ağlatacaksın. sen ona kıyamazdın ama o kıydı sana. ömrünü çaldı değil mi? hayır, yaşanacak daha uzun yıllar var önünde. başın dönüyor, yalnızsın, ağlıyorsun. ve bu koca dünyada seni teselli edebilecek tek bir insan bile yok...

 
Aydan Düşen
Perşembe, 15 Haziran 2006

Umut bazen yeşil bir yaprak olur, bazen de altın sarısı saçlar.
Oysa yalnızlığı anlatır, altın sarısı yapraklar.
Budur benim nedenim,
Her sonbahar yapraklarım dökülür benim,
Buram buram hasret kokar bedenim.
Her yağmurlu günde ben,
Bulutları seyrederim...
Böyle yapraksız,
Yapayalnız yaşarken kendi dünyamda,
Ve bilmeden senin hasretinde,
Bir güneş daha batıyordu sensiz ömrümde.
Bir dilek çalıverdim kayan yıldızdan
Karanlık gecenin sessizliğinde,
Ellerin ellerimde,
Ayışığının eşliğinde.
Bir sır gibi sakladım,
Kalbimin en derin yerinde.
Sonra aydan bir parça düşüverdi gözlerime,
Ayışığı doldu gözlerim.
Ve ben ilk kez ağladım,
Bir tutam gözyaşı,
Üstüne bir demet de sevgi ekledim,
Sana verdim,
Bir ömür boyu senin olsun diye.
O günden sonra ayparçası dedi sözlerim.
Derken sen beni verdin bana
Ben, ben oldum sandım
Ben yaşıyorum sandım
Umut oldum sandım
Umutsuzluğun ortasında
Yalnızlığın kederinde

Bir su damlası düşün bir gülün yapraklarında
Bir damla yaş gibi senin yanaklarında
Sen ki;
Güneşin sevdiği,
Denizin bilmediği yerin
Ayışığı saçlı kızı
Aydan indi bu dinmek bilmez sızı
Ve şimdi gidiyorsun ayparçası...
Ben seni bulutlara sığdıramadım,
Bulutları kalbimde sakladım.
Sensiz bulut bulut ağladım.

Bulutlar seni ağlıyor bu gece
Gözyaşım yağmur olmuş damla damla,
Camlarda,
Ve ben hala seni düşününce
Bir damla ayışığı süzülür saçlarından yanaklarına...
Ne kadar da sensizim bu gece,
Yazdığım her hece,
Bir bilmece,
Bak bir güneş daha battı yine,
Ama yarın yeni bir gün doğacak pencereme...

 
Senden sonra
Perşembe, 15 Haziran 2006

Ne uzun olmuş yazmayalı. Aylar, belki yıllar bilemiyorum... Neler yazıyordum, neler anlatıyordum sana, inan hatırlayamıyorum. Senden sonra diyordum sanırım, senden sonra... Senden sonra neler oldu biliyor musun? Senden sonra yaşadım ben, biraz ağladım, biraz özledim, güldüm azıcık, ufka daldım her zamanki gibi, yürürken serseri dizeler geçti aklımdan, hayaller kurdum bir deniz kenarında biramı yudumlarken, seni düşündüm bir de... Hep olduğum yerdeydim, gitmedim çok uzaklara. Hayalinin etrafında gururdan duvarlar ördüm kendime, içerde hapis kaldım sonra... Biliyor musun hala arada bir oturur, bir sigara yakarım. Ve resmine bakar ağlarım...

Hatırlıyorum da senin için hep bir şeyler yapmak zorunda hissettim kendimi. Bir şiir yazmak istedim senin için, istedim ki dünyanın en güzel şiiri olsun. Sonra bir beste yapmak istedim seni anlatan, çok istedim inan. Beceremedim ama. Yine de çok istedim, inan ne olur?..

Neden içim sızlıyor hala bilemiyorum. Hayalinle karşılaşma ihtimalinden dolayı sokağa çıkmaya korkuyorum. Beraber yürüdüğümüz yollar beni boğuyor sanki. Hüzün basıyor, sıkılıyorum, ama kaçamıyorum senden...

Daha yalın bir dille, daha berrak anlatmak istiyorum seni. Sana benzesin istiyorum sözcüklerim, senin kadar güzel olsunlar... Unuttuğum ne çok anı var kim bilir yaşadığımız. Ama unutmadıklarım daha çok emin ol. Çünkü senden sonra unutmayı unuttum ben...

Hemen ayrılmak istemiştim yanından. Olabildiğince çabuk kaçmak, ardıma bile bakmadan... Oysa o kadar istiyordum ki yanında kalmayı. Neden biliyor musun? Öylesine güzeldin ki, hiç bir zaman layık görmedim sana kendimi...

 
Ve yine özledim
Perşembe, 15 Haziran 2006
Ve yine özledim. Koşup boynuna sarılmak; tüm ıssızlığımdan kurtulmak ve sen olmak eskisi gibi; hayallerim; ayaküstü bir düş gibi; hızla akan suyun altında saçlarımdan kayıp giden masum bir şampuan köpüğü kadar beyaz; düşüyorum. Ve gittin. Sandalyen masandan uzaklaşıyor. Elleri kenetlenmiş; onları da ayırıyorsun. Saçlarını güneşten mahrum bırakan o boya kadar lanetleniyorsun; hayallerim; ağlamıyorum ve özledim; ayaktasın; o kalabalık havan benim yalnızlığıma gülüyor biliyorum;
Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 23 - 28 Toplam: 28
Creative Commons License
bu sitede kaynak belirtilmemiş tüm içerik (yazılar, şiirler, makaleler, kaynak kodlar, vs.) aksi belirtilmedikçe Creative Commons (by-sa) ile lisanslanmıştır.
original solarflare design by rhuk
lunarized by joomlashack

My computer geek score is greater than 100% of all people in the world! How do you compare? Click here to find out!