|
Cumartesi, 11 Ekim 2008 |
|
gitmemelisin. gitmeliyim. gitme.
gözünün başka kimseyi görmediği o eski yalanım ben.
hayallerim bana ihanet eder gibi. çalma seni hayallerimden. geçen yıllar, geçen zaman,
değişen hayat, değişen her şey, bir tek kokun... artık hayata farklı, gözlerine aynı
bakışım ondan. yarına kapattığım gözlerim, gözlerinin esaretini özlemiş. çok sevdiğim
o kahve kokusu, saçlarının ışığıyla başımı döndürür olmuş yeniden. seninle göz göze
geldiğim o bir kaç dakika için yaşamışım ben. anason kokusunu o an en sarhoş olabilmek
için biriktirmişim. ne kadar uzun ve ne kadar kısa oturmuşuz o masada. sana doyamayacak
kadar kısa, yıllarca beklenecek kadar uzun. aklımızda cevapsız sorular...
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Cuma, 11 Nisan 2008 |
neden hala buradasın, burada yanımdasın? git diyorsun bana, gitmek bilmiyorsun. saçların ardımda her gün. sen otobüs camına yaslanmış bir demet altın sarısı saçsın benim için. bir hayalin yansıması, bir gülün yaprağındaki su damlası, ulaşılmaz bir gerçeğin rüyasısın.
şiir yazılana aittir. senin için de bir tane yazabilirim. ilk kez alıyormuşçasına derin bir nefes almak ve ayrılmak istemezcesine sımsıkı tutunmak o nefese, gitmesin, o da terk etmesin seni. bari bir nefes kalsın sana. yüzümde hissettiğim sıcak nefesim kadar benim olsan şimdi...
oysa ben sana pembe kır çiçeklerinden şiir yapacaktım.
|
|
|
Çarşamba, 20 Şubat 2008 |
|
yapma diyorum; kapatma gözlerimi dünyaya; ıslanmasın yanaklarım; hayal eden olmak istiyorum, hayal etmek istiyorum yeniden, çalma seni hayallerimden, incitme; çok kırılgan; hayaller, kalbim, senle dolu koca bir hayal kalbim; heyecanla titreyen eller ve dizler; yürüyebilmekten uzak, sana ulaşabilmek için tedirgin; bir çanta askısında birleşmiş güzel, uzun, beyaz parmakların, ürkekçe etrafa bakan gözlerin, yakın olmak kokuna, tedirgin, hala çok tedirgin, yaklaşırken umutlu, yanındayken mutlu, kesilecekmiş gibi olan nefesler ve saygıyla tokalaşan eller, ilk kez, ilk kez buluşan eller, hiç ayrılmayacakmışçasına, öyle bir duygu yoğunluğu sarmış ki bizi, soyutuz, herkesten soyut... |
|
|
Cumartesi, 04 Ağustos 2007 |
-uyudun mu?
-hayır.
-ne yapıyorsun?
-hiç... kitabımı az önce kapattım uyumak maksadıyla.
-uyuma. bana eşlik etmek istemez misin?
-nasıl?
-istediğin kadar özgür... olduğun kadar güzel... ve kokun kadar baş döndürücü...
-gerçek değilmiş gibi... gerçek gibi değil..
-gerçek dediğin nedir ki? dudaklarının o buruk tadıdır belki. hayali gerçek yapan kokun sanki.
-belki hepsi geçici, geçti bile sanki... herşey gibi...
-herşey gelip geçerken, geçenin ve senin elinden tutmak benim varlığımı göstermez mi? yalnızca seyretmek sıradanlık değil mi? şu an dudaklarını öpmemin hakkım olduğu gibi...
-kime, neye bu sitem? suçlu olduğum için mi tüm enerjimi, umutlarımı tüketiyorum? hak? benim hakkım bu mu? değiştiremiyorsam kabullenmekten başka ne yapabilirim?
-suç? hangi suçun cezası sensizlik? kural koyan bana mı sormuş ki şimdi benden uymamı beklesin? seni koynuma almak için kime hesap vermek gerek?
-yapma n'olur... korkuyorum... birilerinden, birşeylerden öç almaya kalkarsın diye... bunun hesabını kimse tutmaz ama benim hiçbir şeye inancım kalmaz. |
|
|
Pazar, 24 Haziran 2007 |
bir sevgi yarattım ben.
-inmiyor musun?
-geldik, değil mi?
o arabadan inmek istemeyen ölümsüz bir sevgi... |
|
Devamını oku...
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 1 - 5 Toplam: 17 |